<$BlogMetaData$>






Sezgiler Önemlidir

...

KOMİK

BİLİM

GOOGLE

MSN ÜNLÜLER

MSN RESİMLER

KADINLARA ÖZEL

HERSEY OYUN

FENERBAHÇE BLOGU

OTTOMAN BLOG

18 +

GeLinLikler

GüZeLLeRim

MSN AVATAR

MSN OLAYI

TESETTÜR OLAY

ÇOK KOMEDİ

FİLMİ ONLİNE İZLE

FİLM İZLESENE

CANLI SİNEMA İZLE

Gooooogle
Kadınlar Özel
Müzik Dinleyebilirsin
Oyunlar Oyna
Resim, Avatar Galerisi
Gooooogle
Katagorilerim
Arkadaşlarım
Siyonizm
Petrol olaylari
CIA Ajan Durumlari
Ekonomi durumlari
Ecdadimiz
Ermeniler
Amcikerika!
İlimlenmek Lazım
Israil özürlüleri
Masonluk
Strateji
Sultan Abdulhamit
Ame rikanın Bölünmesi
Anadoludaki Petrol
Balkan Türkleri
Biz Osmanlıyız
Emir Eri Papazlar
Fatih Sultan Mehmet
Hizbullah Füzeleri
Kıc Öpme Ritueli
Atatürkçülüğe Saklananlar
PKK Gerçekleri , itiraflar
Zavallı Para Delileri
Psikolojik Savaş
Ezik Yunanistan
Masonlar , Biraderler
Müslüman Bilim Adamları
Masabaşı Haberleri
11 Eylül
28 Şubat
Abd Medyası
Ajanlar
Balkanlar Türktür
Mustafa Kemal
Hristiyanlık
Illuminati
Kanuni Sultan Süleyman
Hukuk
Kıbrıs
Komik
Kur'an-ı Kerim
Masonlar Yusuf Yusuf
Medrese - Gerçek Üniversite -
Pislik Masonlar
Ortadoğu
Sağlık
Türk Girişimciler
Türk Sanatları
Bağlantılarım

İstatistik


Zihin Gücüyle Zengin Olmak

11/2/2007
Yazar: Dr Jill Ammon-Wexler
Düşüncenin Değeri

Zengin olmak mı istiyorsunuz? Tamam! Öyleyse, zihinsel sürecinizin hayali değerini belirlemek için, basit bir �zihinsel monopoly oyunu� oynayalım.

Diyelim ki sahip olduğunuz her düşünce için bir dolar kazanıyor ya da kaybediyorsunuz. Dakika başına bir düşünceniz olduğunu farz edersek, bu durumda her saat, potansiyel olarak 60 dolar kazandırabilir ya da kaybettirebilir.

Her başarılı 16 saatlik gün, bu hesaba göre, 960 dolarlık potansiyel kazanç demektir. Ama öte yandan, �Unut gitsin, asla başaramam� türü tek bir olumsuz düşünce, dört saati çöpe atarak �zihinsel bilanço�nuzda 240 dolarlık kayba neden olabilir.

Şimdi, tek bir düşüncenin bile zengin olmak isteyen kişi açısından ne kadar önemli olabileceğini görebiliyor musunuz?

Düşüncenin Gücü

Yaşamınız, aklınızdan geçen düşüncelerin �sonucu� değildir. Aslında, düşünceleriniz yaşamınızı �yaratır�.

Peki bu nasıl olabilir?

Diyelim, işinize son verildi. Bu gelişmeye neden olan zayıf ekonomiyi sizin �yaratmadığınız� ortada. Ama, buna nasıl tepki vereceğinizi kontrol etmek tamamen elinizde.

Moralinizin çok bozulduğunu ve pes ettiğinizi düşünelim. Tepkiniz, yaşamınızda hiç şüphesiz olumsuz bir gerçeklik yaratacaktır.

Oysa bunun yerine, ipin ucunu bırakmayıp yeni bir iş aramaya ne dersiniz? Bu durumda, aynı gelişmeye tepki olarak tümüyle farklı bir gerçeklik yaratmış olacaksınız.

Yaşam, öylesine �başımıza gelmez�. Olup bitenlere verdiğimiz �tepki�, kişisel gerçekliğimizi oluşturur! Bunu bir an düşünün. Gerçekten de kendi yaşamınızı yaratmaktan sorumlusunuz.

Düşüncenin Akışı

Pek çok insan, kendi aktif düşünce sürecine çok az dikkat ederek ya da hiç dikkat etmeden yaşamını sürdürür. Bu kişiler, zihinlerinin nasıl çalıştığından büyük ölçüde habersizdirler. Zihnin neye dikkat ettiğini, neden korktuğunu, kendine ne dediğini ve neyi göz ardı ediverdiğini bilmezler.

Genel olarak yemek yer, uyur, çalışır, oyun oynar, güler, endişelenir, umut eder, planlar, sever, nefret eder, yemek pişirir, araba kullanır ve çalışırız. Bunların hepsini �nasıl� ya da �ne� düşündüğümüzü pek dikkate almadan yaparız.

Bu, her zaman kötü bir şey değildir.

Neredeyse her bir hareket ya da davranışımız üzerinde kafa yorsaydık, beynimizi önemsiz kararlarla aşırı yüklerdik.

Ama, yoğun ve odaklı bir biçimde dikkat etmemiz �gereken� bir başka düşünce düzeyi daha vardır: yaşam gerçekliğimizi yaratan düşünceler!

Düşünce Akışının Odağı

Başarılı insanların başarıya odaklı düşünce akışları vardır. Zengin insanların zenginliğe odaklı düşünce akışları vardır. Güçlü liderlerin liderliğe odaklı düşünce akışları vardır.

Şimdikinden daha zengin bir yaşam mı sürmek istiyorsunuz? Öyleyse, �zenginliğe odaklı bir düşünce akışı� geliştirmeniz ve bunu tüm saflığıyla korumanız gerekir.

�Bunu söylemek kolay� diye düşünebilirsiniz. �Başarılı olduğunuzda, başarıyı düşünmek kolay ya da zengin olduğunuzda zenginliği düşünmek kolay. Ama ben ne zenginliğin ne de başarının kıyısından geçiyorum! Yaşam şartlarım, gelişme kaydetmemi engelliyor.�

Pek öyle sayılmaz! Herhangi birimizi başarılı olmaktan alıkoyan tek bir şey vardır: düşüncelerimiz.

Düşünceleriniz, sizi bugün olduğunuz yere getirdi; daha olumlu ve güçlü bir şeyle yer değiştirmedikçe de sizi o noktada tutacak!

Ama, arzuladığınız yaşam biçimini yaratmak üzere zihninizi yönlendirmeyi �öğrenebilirsiniz�.

Tek gerçek ihtiyaç, harekete geçmenizdir! Bir şeyin değişmesini �dilemek�le yetinmenin hiçbir etkisi yoktur! Harekete geçmez; düşüncelerinizin odak ve içeriğini değiştirmezseniz, olduğunuz yerde sayarsınız.

Bir Gerçeklik Değişimi Yaratmak

Daha fazla zenginlik �istediğinizi� farz edersek, başlangıç noktanız, zenginliğe odaklı somut bir düşünce akışı oluşturmaktır.

Mevcut düşüncelerinizi gözden geçirerek işe başlayın!

Finansal açıdan bolluk içinde olmak istiyor, ama sürekli olarak parasızlığınızı düşünüyorsanız, düşünce akışınızı �bolluk çubuğunun� yanlış ucuna odaklıyorsunuz. Bilinçaltınızın verdiği içsel mesajları dikkate almanız gerekir.

Dikkat edememek, bilinçaltınızı kontrol altında tutar. Daha sonra bilinçaltınız, bugün sahip olduğunuz gerçekliği yaratan düşüncelerin aynısını güçlendirmeye devam edecektir.

Kendinizi zengin hissetmeye odaklanın. Zihninizdeki yoksunluk düşüncelerini kaale almayın. Bunları hemen zenginlik düşünceleriyle değiştirin!

Bu çok basit mi görünüyor? Doğru, bunu yapmak için özel becerilere, zekaya ya da yeteneğe ihtiyaç yok. Gereken tek şey, düşüncelerinizi kontrol altına almaya kararlı olmak. Bu kadar!

Geçmişteki ya da şimdiki durumunuzun ne olduğu ya da hedeflerinize ulaşma konusunda ne kadar sık başarısız olduğunuz hiç önemli değil; yalnızca aklınızdan geçen düşüncelere dikkat ederek yaşam koşullarınızı �değiştirebilirsiniz�.

Deneyin ve kendi gerçeğinizin nasıl değiştiğini görün!

Yaşam biçiminiz, bir ayna gibi, düşünce şeklinizin tıpatıp aynını yansıtır. Zenginlik bilinci öyle �gerçekleşivermez�. Onu siz yaratırsınız. Ya da yaşamın önünüze attığı kırıntıları kabullenmeye devam edersiniz.

Düşünce şeklinizi değiştirin; böylece yaşamınızı da değiştireceksiniz.

BAŞARI YOLUNDAKİ ALTIN TAŞLAR…

11/2/2007


Kime sorarsanız sorun, hatta dönüp kendinize sorun:

“Başarıya giden yolların nasıl olmasını isterim?” diye…

Üç aşağı beş yukarı aynı cevabı alırsınız: “Beni hedefime daha kolay, daha hızlı götürecek, mümkün mertebe engelsiz bir yol olmasını isterim. Hatta börtü böcükler, mis kokulu çiçekler olsa daha da iyi olur…”

Oh, ne rahat değil mi?

Tabii, doğru, kim istemez ki böyle bir başarı yolunu. (Ben dahil)

Oysa hedefi daha anlamlı, daha özel kılan asıl o yoldaki engellerdir… Düşünsenize bir hedefe ulaşmak istiyorsunuz, mesela üç ayda bilmem kaç kilo vermek, istediğiniz arabayı almak, Bahamalar’a tatile gitmek… gibi ve kolayca sonuca ulaşacağınızı biliyorsunuz. O zaman ne bir heyecan, ne de yapma isteği ruhunuzu kaplayacaktır. Ne çalışma hevesi, özel bir çaba ve başarı yolunun sonunda tutkulu bir sevinç… Bunların hiçbiri olmayacak. Sizi temin ederim.

İşte bu yüzden karşılaşılan engeller, zorluklar birer fırsattır. Hem daha esnek olmamızı sağlar hem de hedefe ulaştığımızda sonucu da kendimizi de çok özel kılar.

Ben, engelleri birer altın taşa benzetiyorum. Çünkü nasıl ki bir altını aldığınızda onu en iyi şekilde değerlendirmek istersiniz, işte engellere de birer altın gibi yaklaştığınızda, başarı yolunda o engeller sizin için birer fırsat oluştururlar.

“Bu engel benim için ne anlama geliyor?”

Çok basit aynı zamanda çok önemli bir soru.

Bazen oflayıp puflayıp şikâyet ettiğimiz o zorluklar aslında birer gizli fırsat olabilir. Ya da yeni fırsatlar için birer vesile olabilir...

Bir buçuk yıl önce eski çalıştığım firmadan, yurt dışına eğitim almaya gitmek için ayrıldım. Her şeyim hazırdı. Bir şey hariç: PARA! Bu benim için devasal bir engeldi. Aynı zamanda bir fırsattı. (tabi başta fırsatı görecek göz nerde) Bu engel görünürde bana problem gibi yansımış olsa da kısa bir süre sonra aynı eğitimi fazlasıyla Türkiye’de çok kaliteli eğitimcilerden aldım.


Hayır deyip durma belki şerdir,
Şer demeden düşün belki hayra gebedir

Özge BAYRAM


İşte konunun özünü anlatan çok güzel iki satır.

İşte bir tane daha:

Ben engele engel demem, engel gerçekten yolumu tıkamadıkça

Her zorluk, zihnimizde başarısızlık ihtimalini arttırır. Bu yüzden içimizi bir korku kaplar.“Ya başaramazsam?” diye düşünürüz. Bu yüzden de yukarıdaki sorumuza verdiğimiz cevap ‘engelsiz’ bir başarı yoludur-ki böyle bir yol yoktur.

Hani ben engelleri altına benzetmiştim ya… Aslında eksik oldu benzetmem. Öyle demem gerekirdi:

Her engel birer tam cumhuriyet altını gibidir. Bozdurmayı becerdiğiniz an çok yardımcı olur.

Engelleri yavana atmayın, engelleri küçümsemeyin. Onlar sizin sıçrama tahtalarınız olacaklardır.

ÖSS’ye hazırlana her öğrenci zor gördüğü deneme sınavları sayesinde gerçek sınavda üstün başarı gösteriyorlar…
Anneler-babalar yaşadıkları zorluklar sayesinde pırlanta gibi evlatlar yetiştiriyorlar…
Bilim adamları zor diye nitelendirdiğimiz binlerce olumsuz denemeden sonra keşiflere imza atıyorlar…
Öğretmenler, karşılaştıkları zorluklarla pırıl pırıl bir yeni nesil yetiştiriyorlar…

Peki siz?

Hala zorlukların, engellerin, o altın taşların olmadığı bir başarı yolu mu istiyorsunuz halen?

Nasıl ki rüzgâra, yağmura en çok maruz kalan ağaç en dayanıklı hale geliyorsa, hayat yolunda en çok altın taşlara rastlayan insanlar da deneyim, bilgi ve maddi/manevi güç açısından kuvvetli oluyorlar.

Umarım hayatınız boyunca sizi geliştirecek, hedefinizi daha anlamlı, daha özel kılacak altın taşlara rastlarsız.

Özge BAYRAM

Son Yazılarım
Blogum

Güzel Linkler
Son Yazılarım
Gooooogle
Linkler
E Kitaplar
Videolar
Programlar


Link Siteleri

eXTReMe Tracker


Hosting

Add to Technorati Favorites


Sohbet Arkadaşı Bul! Sitene Chat Ekle!
© Kisisel Gelisim - Sezgiler Önemlidir - Blogcu .Template by Bilgi.com