Ülkemizi iki büyük Atom bombası tehdit ediyor. Bunlardan
biri cahillik (bilinçizlik) diğeri ise inançsızlık.
Hergün televiyonlardan felan Artisten filan Artisten
bahsedenler,” Neredesin Türkiye” diye bağıranlar. Önemli
meselelerden hiç bahsetmiyorlar, çünkü bunlar reytingsiz
(halkın ilgi duymadığı) konulardır. Insanlarımız
yantesirine bakmadan hertürlü Kimyasal ilaçı alıyorlar
vede aşırı miktarda alkol, sigara
vb., maddeler
kulanıyorlar. Diğer taraftandan
biliçsizce çevreyi tahrip ediyorlar.
Günümüzde çevre ve insan hayatını tehdit eden
15.000.000 kimyasal madde vardır ve bunların bir çoğu
ile günlük yaşantımızda farkın varmadan hava (Araba
eksozları, Fabrika bacaları vb...,), içecekler (Alkol,
Kola, Çay, Kahve vb....,) ve yiyeceklerle (Konserve,
Çikolata, Cips vb...,) karşılaşıyoruz vede zararlarını
görüyoruz. Hergün insanlar, hayvanlar, bitkiler, içme
suları, denizler vede toprak sürkli
zehirleniyor.
1970 yılına kadar bizim
köyün ırmağında tonlarca balık olurdu ve insanlar ırmağa
girmeden yastı namazından sonra elleri ile balık
yakalardılar. Son 20 yıldır ise Hamsi büyüklüğünde dahi
balık bulmak imkansızlaşmıştır. Nedeni nedir diye şöyle
geriye doğru dönüp bir bakacak olursak.
Son 30 senedir kimyasal gübreler, herpezitler (yabani ot öldürücü ilaçlar) ve bakterizidler (böcek ve haşere öldürücüsü ) kulanılmaktadır. Dünyanın hemen her ülkesinde satılması ve kulanılması yasak olan kimasalmal maddeler (DDT vb...,) Türkiyede serbesce satılmaktadır ve hatta bazı Aktarlar bu maddeleri şifalı bitkilerle birlikte aynı raflarda satmaktadırlar. Bu zehili maddeler toprağa atıldığında topraktaki milyonlarca mikro organizmayı öldürmeke ve bunlarla beslenen böceklerde besisizlikten ölmektedir. Sürüngenler, kuşlar, balıklar vb., besisizlikten yok olmaktadır. Bizim köyde (Kayseri/ Bünyan/ Taçın) artık Leylek görmek mümkündeğildir, oysa eskiden Karaleylekleri dahi sürüler halinde görürdük. Aslında çevreyi biliçsizce tahripeden insanoğlu kendi geleceğinide tehlikeye atmaktadır.
Bugün Avrupa ülkelerinde kadın ve erkeklerdeki kısılılık oranı bundan 40 yıl öncesine göre % 50’lere ulaşmıştır. Biranın birleşimindeki şerbetciotunun kozalakları HUMULON ve LUPULON ve bunların türevlerini içerir ve bu maddeler aynı Östojen hormonu gibi etki yaparak erkeklerin zamanla kısırlaşmalarına neden oluğunu 1956’da K. Knörr, H. Lehr, V. Prot ve ekibi vede 1973’de C. Fenselau, P. Talalayl yaptıkları araştırmalarla belgelemişlerdir (HHB 5.454) Prof. Dr. R. F. Weiss yaptığı araştımalarla Biranın Nitrosaminler içerdiği ve bununda KANSERE sebep olduğunu ispatlamıştır. (LP. 83)
Almanyada DOKTORLAR tarafından yazılan yanlış ilaçlar nedeniyle yılda 25.000 kişi ölmektedir ve bu yapılan ilmi araştırmalarla ispatlanmıştır vede bu konuda yazılmış bir düzine eser mevcuttur.Çare ilk çevrecidedir, ilk çevreci Muhammed (SAV) ilk defa Mekke, Medine ve Ciddede avlanmayı ve ağaç kesilmesini yasaklamış ve çevreyi korumuştur. Fatih Sultan Muhammed Han'da ormanlardan ağaç kesilmesini yasaklamıştı. Almanyada yapılan bir araştırmada bir ağaçın çevreye katkısının 250.000€ olduğu tesbitedilmiştir. Bizim gerçek ilim ve devlet adamlarına ihtiyacımız vardır. Bazı kimyasal maddelerin zararlarına kısaca değineceğim.
Aspirin: Aspirin alanların % 10’unuda mideağrısı, mide-, bağırsak kanaması görülmüştür. Bunedenle defı-hacet konturol edilmeli kanlı ise mide veya bağırsaklarda kanama var demektir. Yine aynı şekilde kan kusmakta mide kanamasına işarettir. Defi-hacetteki kan açık renkli ise bağırsak kanaması koyu renkli ise mide kanamasına işarettir. Nadirende böbreklerde ve karaçiğerdede tahribat yapabilir. Bazı şahıslarda allerjiye sebep olabilir, bu gibi durumlarda hap almayı hemen bırakmak gerekir. Nikris olanların kesinlikle aspirin almamaları gerekir.
Ayrıca eksantem (derini sulanıpkaşınması ve kabarması), baldır krampları, kas gerilmesi, baş dönmesi, görme bozuklukları, ağız kuruması, sindirim sistemi rahatsızlıkları, pankreas iltihaplanması, mineral kayıbı, kanda idrarın ratması (hiperurikanemi), nikris (gut hastalığı), kolesterol- ve lipidyükselmesi (hiperkolesterol ve hiperlipid), metabolizma bozukluğu ve hatta kolapsüs dahi aspirinden dolayı ortaya çıkabilir.
Hacı
M. K. başağrısına karşı akşam 2 aspirin hapı alır ve sabah çalışmaya gelir, durumunun çok kötü olduğunu
söyledi bende ona hemen interniste gitmesini söyledim. M.
K. doktora gider gitmez müşahadeye almışlar ve mide
kanaması teşhisi konmuş bir hafta hastahanede kan ve
serum veridikten sonra bir ay istirahatte ayrılmak zorunda
kaldı.
''Aspirin was the first major anti-inflammatory drug.
It is a direct chemical descendant of WILLOW BARK and
WINTERGREEN OIL, which are among the oldest known remedies
for arthritis pain.The active ingredient in these early
medicines was salicylic acid.By the nineteenth century, a
milder chemical relative called sodium salicylate was used
to treat rheumatism.However, its taste, described by users
as disgusting, made it unpopular.Aspirin emerged from the
chemical search for a rheumatism remedy without the
horrible taste.By chance, the small chemical change that
improved taste helped make acetylsalicylec acid one of the
most effective anti-inflammotary drugs ever discovered.It
became best seller soon after it was first marketed at the
beginning of this century.While its value in fevers,
arthritis, and muscle pain was quickly recognized, it took
seventy years to appreciate its capacity to cause life
threatining ulcers and internal bleeding.
Arkadaşlar bu konuyla ilgili bu linkte daha fazla bilgi
bulabilirsiniz. Özetle çok güvenerek kullandığımız
aspirinin uzun süreli kullanımı ülser ve iç kanamaya yol
açabiliyor. Eğer vücudumuzun herhangi bir yerinde ağrı
varsa bu bazı şeylerin yolunda gitmediğinin
belirtisidir.Bu uyarıyı ciddiye alıp ağrının altında yatan
gerçek problemi doğal yollardan tedavi etmek daha faydalı
sonuçlar verecektir. Yukarıdaki yazıda da görüldüğü gibi
aspirin WINTERGREEN yağı baz alınarak elde
edilmiştir.Yukarıdaki yazi Thomas J. Moore un
"Pre******ion for Disaster" adli kitabının 129.
sayfasından alınmıştır. Bu konuyu gündeme getirmeme sebep
ise geçen hafta çok ünlü bir kalp doktorunun kalp
rahatsızlıklarını önlemek için günde mutlaka iki aspirin
alınması gerektiğini belirtmesidir.'' (ABD'den bu
maili gönderen Lale Kaplan hanım efendiye teşekkürler)
''Statin (Kolesterola karşı kulanılan ilaçlar):
Statin ilaçların kolesterolu düşürdüğüne şüphe yok. Bu
ilacları kullanmakla çok ciddi bir risk almiş
oluyorsunuz.Çünkü bu ilaçlar Coenzyme Q10 duzeyini
düşürerek 6 ile 12 ay arasinda aşiri yorğunluk, kas
zayıflığı gibi belirtilerle başlayıp kalp yetmezliğine
kadar varan yan etkilere sebep olmaktadir. Gençlerde bu
belirtilerin başlaması birkaç yıl sürebilir. Şurası bir
gerçek ki bu ilaçlar hiçbir şekilde problemin sebebini
tedavi etmediği gibi , çok ciddi yan etkilere sebep
olmaktadır.Yüksek kolesterolu tedavi etmenin birçok doğal
yollarından biriside hiç ya da çok az şeker ve tahıla
dayanan bir diyet yapmaktır.Bu şekilde yapılan bir diyet
insulin miktarını düşürecektir. Kolesterolun yükselmesinin
en onemli sebeplerinden birisi de yüksek insulin
miktarıdır. Ayrıca bu şekildeki bir yeme alışkanlığının
vücudunuza kilo ayarı, enerji düzeyinin artması gibi
birçok faydası olacaktır. Statin ilaçlar bu gruptaki
ilaçların genel adıdır. Özel adları ise Lipitor, Zacor,
Pravachol, Lescol, Mevacor ve Crestor dur. Bu konuda çok
daha fazla bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. (ABD'den bu
maili gönderen Lale Kaplan hanım efendiye teşekkürler)
Contagan;
Contaganın ana maddesi “Tahalidomid” dir. Bundan 30 yıl
öncesine kadar serbesce satılan bu madde hamilike alan
kadınlarda çocukların Spastik doğmalarına sebep olmuştur.
Contagan 11 yıl süren mahkeme sonunda yasklanmış, fakat
depolardaki ilaçlar Türkiye Mısır ve Endenozya gibi
ülkelere satılmıştır. Bugün Almanyada 5000 çocuk ve
Dünyanın diğer ülkelerinde 10.000 çocuk Spasik özürlüdür.
(Focus 18.94.146 ve Stern 13.94.208-209)
Kortison; Kişinin uykusunu alamaması halinde aşırı miktarda streshormonu olan kortison’dan sakğamassın sebep olur. Kotison insanın içindeki baterisidir ve kişiye enerji verir. Suni olarak üretile kortisonla böbrek üstü bezelerinin üretiği Kortison kimyasl olarak aynı isede vücudun kedi üretiği Kortisonun kişiye herhangi bir yantesiri olaz iken kimyasl kortisonun yantesilerini saymakla bitiremeyiz. Sayın B. Ecvit uzun süre Kortison almış ve neticede kemikerimesi, hafızakayıbı, yüzünşişmesi (Ayyüz), kaserimesi, sinirsel vb.., rahatsızlıklar hasıl olmuştur.(Na. 6.94.13) Çörek’in kortison gibi etkietiği, fakat hiç bir yantesirinin olmadığı tesbitrdilmiştir.
Paracetamol; Paracetemol ağrıkesici olarak çok yaygın şekilde kulanımaktar. Neuwied'de bademcik amaliyatından sonra fazla miktarda Paracetemollu fitil verilen çocuğun karaçiğeri iki gün içinde tamamen parçalanmış ve çoçuk ölmüştü. Mahkeme kararıyla doktoru 36.000 DM para cezasına çarptırıldı. Paracetemolun Ingilterde yılda 30.000 kişnin karaciğerzehirlenmesine neden olduğu vede bunlardan 100’ünün öldüğü tesbit edilmiştir. (NH 1.99.7 ve Nhp 1.98.107) Oysa çocuklardaki ateşli hastalıklar sirkeli sarğı veya boğantentürü ile tedaviederek ateşidüşürmek mümkündür.
Penisilin: İnsanların % 1-10’unda bulantı, kusma, mide ağrısı, ishal, ishale yakın defi-hacet yapabilir, deri, nefes yollarına veda bağırsakflorasına etkieder insanların allerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Bu durumda kulanımı bırakılmalı ve hemen doktora baş vurulmalıdır, şayet kişinin penisilne karşı allerjisi varsa bu hayati telikeye neden olabilir, bu gibi durumlarda mutlaka doktora baş vurmalıdır, eğer penisilin aldıktan bir saat sonra deride sulu, kaşıntılı ve kabarcık olursa mutlaka doktora gidilmelidir, nefesalmada şokreaksiyonlar ortaya çıkabilir, dudaklar, dil ve yüz şişebilir vede tansiyon oldca yüksek oranda düşebilir.
Yıllar önce dişimi çektirdim ve diş doktoru mutlaka penisilin olmak gerektiğini söyledi. Aldığım penisilinden dolayı 2 gün sonra dayanılmaz mideağrısı çektim ve hiçbir ilaçla tedavi edemedim ve sonunda tarçın çayı içtim ve böylece ağrılarım hafifledi. İzine giden R. S.’ye doktoru penisilin iğnesi vurmuş iğneden biraz sonra komaya giren R. S.’ı hemen hastaneye kaldırmışlar ve zamanında yapılan müdahallerle kurtarılabilmiştir. Penisilin ayrıca gırtlaködemi ürtikaria (deride sulu kaşıntılı ve katarcıklar) kansızlık (kanama nedenyle), böbrek iltihaplanması, toplardamar iltihaplanması, ağız kuruması, sinirsel heycanlanmalar ve kramplar görülebilir.
Besinlerdeki katkı maddeleri ; Sucuk, salam, sosis,balık, peynir, salatalar, çikolata, cips,kola, yemekler vb..,hep taze olarak bozulmadan kalmaları mümkün olmadığına göre bu besin maddelerini konserve yapılırken içlerine çeşitli kimyasal maddeler katılır. Bu kimyasal katkı maddeleri allerji, kaşıntı, migren, başağrısı, astım, nezle ve ekzema gibi rahatsızlıklara neden olur. Bütün katkı maddeleri paket ve konservelerin üzerinde açıkca yazılı olmalıdır.
Bisphenol-A; Bisphenol-A konservelerin bozulmaması için katkımaddesi olarak katılır ve bu madde aynı ösrojen hormonu gibi etki yapar. Buda konserveli besin yiyenlerin vücudunda ösrojen oranın artmasına sebep olur, bu durum ise erkeklerde ikdidarsızlığa (cinselgüç zafiyetine) sebep olur.(Bu.47.95.105)
Azo- ve sentetik renkmaddeleri; E112 Azorubin, E102 Tartrazin, E104 Chinolingelb, E110 Sarıportakal, E124 Cochenierot A, E127 Erythrosin, E131 Patentblau, E132 Irigitin, E141 Bakırchlorophyll ve E151 Brilliantschwarz’ı sayabiliriz. Amarikalı ilim adamı B. F. Feingold sentetik renk ve aromamaddelerini yasaklamış ve böylece hiperaktif çocukları iyiletirmiştir.
Kükürtdioksite dönüşen maddeler; Astımlı ve romatizmalı hastaların aşağıda adı geçen katkımaddeleri içeren besin maddeleri yememeleri gerekir. Bunlar; E220, E221, E222, E223, E224, E226, E227 ve E228
Glutinli katkı maddeleri; Glutamat E621-625, Inosinat E631-632 ve Guanylat E 627-628 içeren konserveli maddeler yiyince, bu maddeler hemen kana geçer ve buda ense ve bacaklarda hisizlik ve duygusuzluğa sebep olur.
MCS’ler (çok yönlü kimyasal duyarlılık maddeleri): Bu maddelerin birçoğu kanserojenik (kansere sebe olan), mutajenik (genetik bozulmaya sebep olan) ve teratojenik (kusurlu organ veya doku oluşmasına sebep olan ilaç veya kimyasal madde) özelikleri vardır.
Piretroidler (Pyrethroidler):
Sentetik olarak üretilen bu kimyasal maddeler grubu
haşerelere karşı kulanılır. Bu oldukca zehirli bir
maddedir. Besinlerle insanlara geçer.
Lindan (gamma-hexachlorcyclohexan, heksaklorsikloheksan):
Lindan sinirleri tahripedici (nörotoksik), kanserojen, ve
kromosomları tahripedicidir. Deri ve nefesyolları ile
alınır, kana geçer buradanda beyine dahi geçerek orada
tahribat yapar. Lindan odunu haşereye karşı korumak için
ve besin maddelerinin bozulmasını önlemek için kulanılır.
Heksanklorbenzol (hexanchlorbenzol, HCB):
Besin maddelerine katkı maddesi (konserve yapmak için)
olarak katılır, özeliklede et, peynir ve meyvelerin
konservesinin yapımında kulanılır.
Pentaklorfenol (Pentachlorphenol, PCP):
Binalarin iç dekorasyonunda kulanılır. Almanyada 1989
yıllından beri kulanılması yasaktır. PCP toz veya gaz
şeklinde yutulur, sindirim veya deri yoluyla alınır. PCP
ışınların etkisi ile eter perokside dönüşür. Budabaşta
hücrelere ve beyine zarar verir.
PCP çok az miktarda furan ve dioksin gibi çok zehirli
maddeler içerir. Bu PCP iç mimaride kulanılan ağaç
mamülerinin çürümesini önlemek için ve ayrıca deri,
tekstil, boyada katkı maddesi olarak kulanılır.
PCB (Poliklorlu Bifeniller, polychlor Biphenyl):
PCB 209maddenin yapımında kulanılır. Almanyada 1989’dan
beri üretilmesi yasaktır. Bu madde boya, yağlı boya,
yapışkan, izole maddesi, deri ve besin maddelerinde katkı
maddesi olarak kulanılır. PCB balık, süt, süt mamülleri,
et, peynir ve yabani hayvanların konservesinde kulanılır.
PCB ısınınca dioksin ortaya çıkar ve buda çok zehirlidir.
Formaldehid (formid aldehid):
Formaldehid konserve maddesi olarak kulanılır.
Formaldehid meten ve metanolun oksitlenmesi sonucu ortaya
çıkar. Formaldehid: yapışkan, süngerimsi katkı maddesi
olarak, sıva, duvar kağıdı, tekstil, halifleks, boya, yağlı
boya, lastik, metal, mobilya, şampuan, deodoranz, kosmetik,
bulaşık ilaçı, çamaşı tozu, sabun ve ev ilaçları yapımında
kulanılır. Besin maddelerinden: et, balık, sucuk, yağ,
sabit yağ ve tahılların konservesinde kulanılır. Ayrıca
ayak mantarları, hastahane ve tıbbi aletleri dezenfekte
edici olarak kulanılır. Hayvan besinlerini ve
tohumluklerın bozulmasını önlemek için vede aroma ve
emulgatorlarda katkı maddesi olarak kulanılır.
Amalgam;
Amalgam metallerin karışımından oluşan ve bu metallerin %
53’sini civa (çok zehirli), % 20’sini gümüş (çok zehirli),
% 12’sini bakır (çok zehirli), % 16’sını kurşun (çok
zehirli) ve diğer metellerden oluşur. Amalgamın çeşitli ve
farklı metallerden yapıldığı için urlar, cerahatlar,
iltihaplar, kist ve ağızda farklı elektiriklenme hasıl
olur vede dişlerde harmonik olmayan bu elektiriklenme aynı
meridyen üzerinde bulunan organlarda farklı
rahatsızlıklara neden olur.
Ayrıca yavaş yavaş çözülerek kana karışan civa başta
sinirsel ağrılar, depresyon, korku, dermasızlık,
başdönmesi, başağrısı, migren, belağrısı, alleji, bağısak
mantarı, prostatiltihaplanması ve lenfbezelerinin
şişmesine neden olur ve genelikle karaciğer böbrekler ve
kalın bağısaklarda yoğunlaşarak, buradan bütün vücudu
zehirler.( Bu konuda Berlin Üniversitesi 13.000 hasta
üzerinde araştırma
yapmıştır. (Nhp.4.94.555,
Nhk. 1.00.46, Nhk. 6.97.51)
Benzol;
Benzol birçok organik
maddenin yapımında kulanılan anamaddedir. Benzol başta:
pestizid (haşere ilaçları), naylon, sentetik madde, reçine,
yağ, balmumu, renk maddesi, ilaç, sigara, klorbenzol,
striol, benzoat ve sodyum benzoat yapımında kulanılır.
Benzol bir kanserojen (kanser yapıcı) maddedir. İnsanın
savunma sistemini (İmmun) zafiyete uğratır, kandaki
Alyuvarları tahrip ederek kansızlığa ve hatta kan
kanserine neden olur. Bu nedenle benzine
kurşun yerine benzol katıması çok daha zehilidir.(Na.
6.95.49)
Kurşun;
Kurşun sinirleri zedeler hatta felçe yolaçar vede
kısırlaştırır. Insanın dikkatini dağıtır, aklidengesine
tesireder. Genellikle böbrekler, karaciğer beyne zarar
verir, çünkü bu organlar yabancı maddeleri hemen dışarı
atma özeliklerine sahip değildir. Kurþun 1/3 oranında
sudan, 1/3 oranında havadan ve 1/3 oranındada
besinmaddelerinden alınır. (Brigi. 8.94.156-6)
Amalgma dolgusu olanların dikkat etmesi gerken
hususlar:
1-) Limonlu ve sirkeli besinler civayı çözer, bu nedenle
bunlarda uzak durulmalı
2-) Sakız civayı çözer
3-) Uzun süreli ve çok çiğneme civanın çözülmesine sebep
olur.
4-) Sıcak yiyecekler ve içeceklerde civanın çözülmesine
sebep olur.
Amalgam sökülürken dikkatedilmesi gereken hususlar:
1-) Amalgamın ağız düşerek yutulmasının mutlaka önlenmesi
gerekir.
2-) Diş doktorlarının muayenehanelerini mutleka iyi
havalandırmaları gerekir.
3-) Amalgam çıkarıldıktan sonra geçici olarak çimento veya
plastik dolgu yapılmalıdır.
4-) Asla altın, palladiyum (bakır karışımlı) ve titan
kulanılmamalıdır.
Elektro-smog:
Elektromanyetik dalgaların etki alanı diyebieleceğimiz bu
durum insanların % 4’ünde görülür ve aşağıdaki
rahatsızlıklara sebep olabilir.
1-) Depresyon, immun zafiyeti ve kansere karşı mücadelede
zafiyet doğar.
2-) Hücre bölünmesi anormal şekilde artar.
3-) Urlar çoğalır.
4-) Civanın vücuda yayılması artar.
5-) İştahsızlık, başağrısı, uykusuzluk, kronik
hastalıklar,
Elekro-smog’dan korunma:
1-) Metal yataklardan kaçınılmalı
2-) Metal yorganlardan kaçınılmalı
3-) Mikrodalga fırınlar kulanılmamalıdır.
Alkol; Uzun süre alkol alma sonucu kişide kalp,
pakreas, ve mide mukazası tahrip olur ve karaciğer
yağlanır vede sertleşir. Böbreklerin tahribati zamanla
büzülmesine nede olur. Beyin hücrelerinin tahribati sonucu
beyin büzülür ve sinir sistemi tahrip olur vede beyin ve
sinir sistemindeki tahribat sonucu hipofiz gudeside
yıpranır ve ikdidarsızlık ortaya çıkar. Damarların
içyüzeyi yağlanır sertleşir vede iltihaplaır. Psikolojik
olarak ise ellerde titreme, hasaslaşma, korku, uyuyamama,
şahsiyetini kaybetme (onursuz davranışlar) , organik ve
psikolojik yetersizlıkler vede ikdidarsızlık hasıl olur.
Biranın birleşimindeki şerbetciotu humulon, lupulon ve
bunların alttürevlerini içerir. Humulon, lupulon ve
alttürevleri aynı kadınlık ( dişilik ) hormonu östrojen
(estrogen ) gibi etki yaparak zamanla erkekleri
kadınlaştırır (burada görüyoruz). (Bu 07.03.72)
Sigara
1-) Waşigton dünyaya bakış enstitusü (Worldwatch Istituts in Washington) tarafından yapılan arştırmada dünyada 1990 yılında 21 milyon insanın sigaradan öldüğü tesbit edilmiştir. (Na.6.94.16)
2-) Alman kanser kurumu (Deutsche Krebshilfe) Mart 1994’de Frankfurtta yaptığı açıklamada her yıl Almanyada 140.000. kişinin sigaranın sebep olduğu çeşitli hastalıklardan öldüğünü tesbietmişlerdir. Başta akçiğerkanseri olmak üzere dudak,- ağız- ve gırtlakkanserine %95-98 oranında sigaranın sebep olduğu tesbit edilmiştir. (Na.6.94.16)
3-) Sigaranın hücreleri tahripetiği ve kişinin daha kolay kansere yakalanmasına sebep olduğu tesbitedilmiştir. Almanyada 1996’da 212.888 kişi kanserden ölmüştür. (Nhk.1.99.18)
4-) Sigaranın birleşimindeki nitrosaminler, poli aromatik karbonhidrojenli bileşikler vede polonium 210'un kanserojen etkiye sebep olduğu tesbitedilmiştir.
5-) Sigara içerken karbonmonoksit (CO) gazı akçiger tarafından absorbe edilir ve kana karışan gaz oksijenden 300 defa daha büyük bir çekim güçü ile hemoglobine yapışır. Böylece karbonmonoksit oksijenin kanda dolaşmasını önler. Neticede beslenemeyen kalp ve beyin hücreleri ölmeye başlar vede önce hafızayafiyeti, kalpyafiyeti ve damarsertlikleri sonra ise beyinkanaması vede kalpenfaktürüsüne sebep olur.
6-) Sigaranın serbest radikalleri artırdığı bununda C-ve E- Vitaminlerinin aşırı harcanmasına sebep olduğu ve vitaminsizlik (avitaminoz) ortaya cıkar ve deri buruşarak kişı çirkileşir. E-Vitaminizetersizliği testosterol hormon yetersizliğine sebep olur ve kişide cinselgüçsüzlük (ikdidarsızlık) ortaya çıkar.
7-) Sigara dumanı ile birlikte siyanürasit (purikasit, siyanhidrikasit, hidrosiyanikasit =HCN) kana gecer, kandan böbreklere ve karaçiğere gecen purikasit burada kükürtle reaksiyona girerek tiosiyanat’a (Thiocyanat) dönüşür. Tiosiyanat (NCSH) tiroidbezindeki iyot oranını düşürür vede burada iyotun birikmesini önlüyerek guatra sebep olabilir. (Na.7.97.44)
8-) Sigaranın birleşimindeki benzol kan yapan organları (Omurilik, Dalak ve Karaciðer) tahrip ederek kankanserine (lösemi) sebep olur.
9-) Tütüne kadmiyum toplayan bitkide denebilir, çünkü yapraklarında aşırı miktarda kadmiyum depolar. Tiryakilerde 4-5kat daha fazla kadmiyum bulunur ve bu made çinkonun zıdı bir element olup, çinkoyu dışlar.Çinko 300 enzimin oluşmasında anahtar rol oynar, yani çinkoyetersizliği enzim yetersiyliğine, enzim yetersizliği ise sindirim boyukluğuna sebep olur. Pankreasın yeterince lipazenzimi salgılıyamaması yağhazımsızlığına yani et ve et mamüler, peynir ve mamüleri ve yumurta ve mamüleri yiyemezsiniz. Bu sadece bir enzimyetersizliği olduğunda olan durumdur. Çinko yetersizliği sonucu deriçatlaması, kanaması ve kuruması, saçların dökülmesi ve cinselgüçsüzlük (İkdidarsızlık) en belirgin semptomlardır. Bilindiği gibi sindirim organlari binlerce enzim salgılar.
10-) Polonıum 210; Sigara kurşun içerir, akçiğere ulaşan kurşun parcacıkları, bulunduğu yerden çevresine Polonium 210 radioaktif işınlar yayar. (Na.6.94.20)
11-) Sigara akçiğeri büzer, sertleştirir, siyahlaştırır vede nefes darlığına sebep olur. Kalp sertleşir, büyür, yağlanır, aritmi bozuklukları, tansiyon anormalikleri vede kronaryetmezliğı ortaya çıkar.